ÇADIR

 İster kendi çadırınızı, isterseniz tesisimizdeki çadırlarımızı kullanarak konaklayabilirsiniz. Tesisimizdeki çadırları kullanabilmeniz için rezervasyon yaptırmanız önemle rica olunur.

ULAŞIM

 Kazdağları eteğinde Kızılkeçili köyüne 2500 metre mesafede olan tesisimize çam ağaçları arasında geçen bir yolculuk ile kolayca ulaşabilirsiniz.

ELEKTRİK

 Tesisimiz enerji ihtiyacını güneş enerjisinden sağlamaktadır. Enerji panelleri ve şarj üniteleri ihtiyacınız olan ışık ve enerjiyi 7/24 size ulaştırabilecek kapasitededir.

ATEŞ ALANI

 Ateş, kampın vazgeçilmez unsurlarından biridir. Ateş alanımız etrafında sohbet edip müzik yapabilir, keyifli vakit geçirirken küçük atıştırmalıklarınızı pişirebilirseniz.

ATIK

 Geri Dönüşüm bizim için önemli bir konudur. Alan içinde üç çeşit çöp kutusu bulunmaktadır. Organik, cam ve metal atıklar. Organik atıklar kompos olarak değerlendirilmektedir.

Upload Image...
WC

 Her gün düzenli olarak temizlenen bay ve bayan tuvaletimiz doğal su kaynaklarından temin ettiği su dolayısı ile asla su kesintisine uğramamaktadır.

DUŞ

 Sıcak ve soğuk su imkanı ile duşlarımız doğal su kaynaklarından temin ettiği su dolayısıyla asla su kesintisine uğramaz.

7/24 HİZMET

 Haftanın 7 günü 24 saat açık olan tesisimizdeki hizmetlerden istediğiniz an faydalanabilirsiniz..

Upload Image...
ÇOCUK

 Çocuklarınız doğa içinde keşfetmenin heyecanını yaşarken onlar için oluşturduğumuz oyun alanlarında da keyifli vakit geçirebilecek ve çocuk parkı, kum havuzu, el işi masası, kitaplık ve oyuncaklardan faydalanabileceklerdir.

YÜRÜYÜŞ - TREKKING

 Tesisimizin yakın çevresinde başka bir yerleşim birimi yoktur. Çevresi çam ağaları ile dolu bir çok farklı yürüyüş yolu ve keşif heyecanı sizleri bekliyor..

SANAT

 Doğaya yakın alanlarda verimliliğin arttığı gerçeğinden dolayı, sanat kampları bizler için kaçınılmaz bir hizmet oluyor . Tüm sanat etkinliklerinizi, workshoplarınızı, eğitim, konser, seminer ve sergilerinizi de kapsayan bir çok etkinliğinizi kapsayan olanakları sizlere sunuyoruz.

DOĞAL YAŞAM

 Günlük egzersizlerinizi ve sporunuzu kentin karmaşasından uzak, oksijene ve doğaya yakın bir ortamda yapmanın keyfine varacaksınız. Kazdağı milli parkı eteklerinde bulunan tesisimiz bölgenin doğal zenginliklerine ve farklı canlı türlerinin izlerine sadece bir adım uzaklıktadır. Tesisimizin çevresi 1 metre taş duvar üzerine 120 cm yüksekliğinde mikron tel ile çevrilmiştir. 

HASANBOĞULDU

 Kazdağı Milli Parkı eteğinde bulunan tesisimiz, Hasan Boğuldu Efsanesinde bahsedilen yol üzerindedir. Efsanede adı geçen doğa harikası Sütüven Şelalesine 500 metrelik yürüme mesafesi ile en yakın konaklama alanıdır.

HASANBOĞULDU EFSANESİ

 Edremit pazarı, şimdi olduğu gibi yüzyıllar önce de Çarşamba günleri kurulurdu. Etraftaki köylüler ürünlerini pazara getirip satar, ihtiyaçlarını alarak köylerine dönerlerdi. Zeytinli köyünün yakışıklı delikanlısı Hasan’ın babası ölmüş, anasının ve kendisinin karnını doyurabilmek için baba mesleği bahçıvanlığı devam ettirmekte idi. Yetiştirdiği sebze ve meyveleri, Edremit pazarına götürüp satıyor, ihtiyaçlarını alıp köyüne dönüyordu. O gün pazarın kalabalığı içerisinde bir kız görmüştü, çok güzel, alımlı bir kızdı,  uzun süre gözleri ile onu takip etti. Giysilerinden obalı olduğu anlaşılıyordu, sırtında heybesi bir şeyler satmaya uğraşıyordu. Kızı gözden kaybetmişti fakat hayali gözünün önünde duruyordu, evlenme çağı da gelmişti. Güzel düşlere dalıp gitmişti. Birden, kendisine seslenildiğini fark etti, kafasını kaldırdığında güzel kızı karşısında görmüştü. Eli ayağı birbirine dolaşmıştı, şaşkınlıktan ne yapacağını şaşırmıştı. Bu halini gören kız gülmeye başlamış, daha da güzelleşmişti. Hasan kendisinden istenilenlerin en iyilerini seçip verdi. Kıza kim olduğunu sordu. Adının Emine olduğunu ve Zeytinlinin üstündeki obalarda oturduklarını öğrendi. O da Hasanı fark etmişti. Her Çarşamba Emine peynirin ,sütün ,yoğurdun,balın en iyisini, Hasana getiriyor, Hasanda sebzenin en iyisini ona veriyordu. Pazardan, Zeytinliye kadar beraber dönüyorlar, Zeytinliden sonra Emine obaya varabilmek için üç sat daha yürüyordu.
Emine ile Hasan birbirlerini sevmişler ve evlenmeye karar vermişlerdi. Hasanın annesi evine bir can yoldaşı geleceği için sevinmişti. Fakat Emine’nin ailesi, obada hiçmi kendine uygun delikanlı bulamadığını, ovalının obada yaşayamayacağını söyleyerek karşı çıkmışlardı. Emine ısrar edince, Hasanın kırk okka ( altmış kilo ) tuzu sırtında obaya çıkarabilirse yiğitliğini göstereceğini ve herkesin onu damat olarak kabul edeceğini söylemişlerdi.
Emine, Hasana durumu anlatır. Başka yapacak bir şey olmadığını anlayan Hasan, sevdiğine kavuşmak için tuz çuvalını sırtına alır ve yola düşerler. Bahçıvanlık yaptığı için Hasan bu tür bir yüke alışkın değildi. Beyobaya vardıklarında yorulmaya başlamıştı. Şimdiki Sütüven şelalesine vardıklarında, yol dere içerisinden gidiyordu, taşların üzerinden atlayarak geçiyordu, yorulmuştu, tuz sırtını yakmaya başlamıştı, daha geldikleri kadar yol vardı. Gök büvete vardıklarında gücü tükenen Hasan, yere düşer. Emine, Hasanı yüreklendirmeye çalışarak gelecek iyi günleri anlatır, fakat Hasan kalkamaz. Emine’ye buralardan kaçmayı, başka yerlerde yaşamayı teklif eder. Emine obasına söz vermiştir. Kendisinin bile rahatlıkla taşıdığı çuvalı taşıyamayan kişiyi obaya nasıl götürebilirdi. Hasanın yalvarmalarına aldırmaz, çuvalı omzuna alarak obanın yolunu tutar. Hasan “ senin obana varamıyorum, kendi köyüme de varamam, beni bırakma” diye yalvarır. Emine, Hasanın sesi kulaklarında çınlayarak yoluna devam eder. Obaya vardığında pişman olur. Geri dönmek ister. Fakat fırtına çıkar, şiddetli yağmur yağmaya başlar. Ailesi bu havada onu ormana bırakmaz, sabah olunca gitmesini söylerler.
Emine sabahı zor eder, ilk ışıklarla, Gökbüvet’e koşar fakat Hasan yoktu. Zeytinliye annesine, Edremit’e koşar, Hasanı kimseler görmemişti. Hasanın sesi kulaklarında çınlayan Emine, mecnun gibi, dere boyunca onu arar durur. Obasına da dönmez.Günler sonra Gökbüvet’te, Hasan’ın gömleğini ve ona verdiği çevreyi bulur. Sana kavuşmaya geliyorum Hasan’ım diyerek kendini Gökbüvetin başındaki çınara asar. O günden sonra Gökbüvetin adı Hasanboğuldu, Gökbüvete bakan çınara da Emine Çınarı denmektedir.
MEDİTASYON YOGA

 Bireysel ya da grup halinde içsel dengenize uzanan yolculuğa kentin karıştırıcılarından uzak ve köklere yakın bir alanda devam etmeniz için tesisimiz gerekli tüm olanaklara sahiptir. Yoga ve meditasyon kamplarınızı, eğitimlerinizi gerçekleştirebileceğiniz doğru yerdesiniz.

HAMAK

 Tesisimiz içerisindeki hamaklar sizlerin konforu düşünülerek hazırlandı.

BARBEKÜ

 İster kendi hazırladıklarınızı, ister mutfağımızdan seçtiklerinizi pişirip yiyebileceğiniz ve ihtiyacınıza uygun barbekü ateşi üzerinde sizler için hazırlıyoruz. 

YEMEK

 Tesisimizde organik ve doğal ürünlerle bezenmiş serpme kahvaltı her sabah bulunmaktadır. Yiyecek ve içecek Menümüz bir çok yöresel ve evrensel tada yer vermektedir.

NEFES TERAPİSİ

Nefes terapisi, beden egzersizleri, hızlı ve derin nefes alışlarla kana, alışık olduğu seviyenin üzerinde yüksek oranda oksijen yüklemeyi esas alır.

Nefes teknikleriyle bedenin enerji akışı hızlandırıldığı anda toksinler, atık enerjiler, daha önceden sıkışıp kalmış zihinsel blokajlar, negatif duygular, bastırılmış arzu ve istekler hareketlenmeye başlıyor. Doğru nefes tekniği ile bu negativiteler dışarıya atılıyor.

KAZDAĞLARI

Kazdağları, Anadolu coğrafyasının en nadide doğal güzelliklerinden biridir ve her gidildiğinde çok keyif alınan ve huzur bulunan bir coğrafyadır. Ülkemizde değeri anlaşılmamış birkaç yerden biri. Gidilmeli, görülmeli, köylerini ziyaret etmeli.

Büyük bölümü güneyde Edremit Körfezi, doğuda Zeytinli Çayı, kuzeyde Karamenderes Çayı ve batıda Mıhlı Çayı arasında kalan ve 21,452 hektarlık bir alanı kaplayan Kazdağı Milli Parkı, jeolojik konumu ve buna bağlı olarak oluşmuş ilginç bitki örtüsü, iklim ve toprak yapısı nedeniyle 1994’ten bu yana milli park olarak koruma altına alınmış. Kaz Dağları’nın bu bölge devamlı olarak yüksek oranda oksijen üretiyor. Havası tertemiz, miss gibi.

TOPLANTI

Toplantılarız, özel günleriniz ve kutlamalarınız için en ideal ve sakin ortamı sizlere sunuyoruz.

SARIKIZ EFSANESİ

SARIKIZ EFSANESİ

Sarıkız, Çanakkale iline bağlı Ayvacık’ın bir köyünde ailesi ile yaşarken, küçük yaşta annesi vefat eder. Babası Sarıkız’a “Biliyorsun anneni çok severdim, burada çok hatırası var, anneni unutmam zor oluyor. Buradan göçelim” der ve Kaz Dağları’nın eteğindeki Güre köyünün yakınlarındaki Kavurmacılar köyüne gelerek yerleşirler.